AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan son günlerde eleştirilen üst geçit hakkında açıklamalarda bulundu.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan Zonguldak’ta Uğur Mumcu kavşağında yapımı tamamlanan üst geçit hakkında açıklamalarda bulundu. Yapımı tamamlanan ve herkes tarafından eleştirilen köprüyle alakalı Zonguldak Belediyesine yüklendi. Başkan Çağlayan üst geçitin proje aşamasında toplantıyı terk eden Belediye Başkanı Erdem’e seslenerek bu işin “Ben şehrin eminim” deyip, bir taraftan da şehrin tam göbeğinde yapılan bir işe sadece üçüncü kattaki makam odasından göz ucuyla bakmakla olmayacağını söyledi.
Başkan Çağlayan açıklamalarında;” Son dönemde gündemde olan üst geçit konusuyla ilgili de bir bilgilendirme yapmak isterim. Hepimizin malumu olduğu üzere, o yol hattında üç tane canımızı yitirmiştik. Üç canımızı yitirdikten sonra vatandaşlarımızdan buraya üst geçit yapılması konusunda birtakım talepler oluşmaya başlamıştı ve o dönemde de gündemde üst geçit yapılması oldukça yer tutmuştu.
Daha sonra tabii biz bu taleplere kayıtsız kalmayarak hem Karayolları Genel Müdürümüzü, hem DSİ Genel Müdürümüzü hem de Zonguldak Belediye Başkanımızı davet ederek bir toplantı gerçekleştirmiştik. O toplantının mahiyeti de üst geçitlerin nasıl olması gerektiği, nereden olması gerektiği, yapısının nasıl olması gerektiği; derenin üzerinden bir üst geçit, karayolunun üzerinden bir üst geçit ayrı ayrı iki tane olacağına tek bir üst geçitle engelsiz, yürünebilir bir üst geçidin yapılması gerektiği konusunda fikir alışverişi yapmak üzere değerlendirilmiştir. Fakat o toplantı istediğimiz gibi sonuçlanmamıştı.
Tabii bu bir zaruretten doğan bir meseleydi. Çünkü üç canımızı hem araçların kör noktasında kalmaları sebebiyle hem de düzensiz yaya geçişi olması sebebiyle kaybetmiştik. Tekrar canlarımız gitmesin, tekrar hemşerilerimizi defnetmeyelim diye üst geçit yapılması bir zaruret meselesi haline gelmiştir. Şehirde de bir uyum sağlanamayınca, aslında böyle bir üst geçitle şu anda şehre hizmet eder duruma gelinmiştir.
Peki, o toplantıdan sonra ne oldu? Bizler il başkanı olarak bütün sivil toplum kuruluşlarına, basınımız aracılığıyla bir çağrıda bulunmuştuk. Üst geçitlerin nasıl yapılması gerekir, bu konuda vermeniz gereken destek varsa, önerileriniz, tavsiyeleriniz varsa —ki Zonguldak Belediyesi de dâhil olmak üzere— bu konularda görüşlerin bildirilmesi hususunda bir çağrı yapmıştık. Bu çağrıya maalesef hiçbir şekilde yanıt verilmedi.
Böyle bir üst geçit yapıldıktan sonra ise herkes üst geçidin başına giderek birtakım açıklamalar gerçekleştirmeye başladı. Değerli arkadaşlar, üst geçit konusunda benim daha önce de hem sizlerle hem de hemşerilerimizle paylaştığım bir konu var. O da şudur:
Peki, o toplantıdan sonra ne oldu? Bizler il başkanı olarak bütün sivil toplum kuruluşlarına, basınımız aracılığıyla bir çağrıda bulunmuştuk. Üst geçitlerin nasıl yapılması gerekir, bu konuda vermeniz gereken destek varsa, önerileriniz, tavsiyeleriniz varsa —ki Zonguldak Belediyesi de dâhil olmak üzere— bu konularda görüşlerin bildirilmesi hususunda bir çağrı yapmıştık. Bu çağrıya maalesef hiçbir şekilde yanıt verilmedi.
Böyle bir üst geçit yapıldıktan sonra ise herkes üst geçidin başına giderek birtakım açıklamalar gerçekleştirmeye başladı. Değerli arkadaşlar, üst geçit konusunda benim daha önce de hem sizlerle hem de hemşerilerimizle paylaştığım bir konu var. O da şudur:
Geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi belediye döneminde Karayolları ile yapılmış bir protokol söz konusudur. Bu protokolün ismi zaten üzerinde yazmaktadır: “Şehir Geçişleri Protokolü.” Bu protokole göre, mevzubahis olan yerdeki üst geçitlerin Zonguldak Belediyesi tarafından yapılması imza altına alınmıştır. Dönemin belediye başkanı Sayın İsmail Eşref ve dönemin Fen İşleri Müdürü Sayın Erhan Darende tarafından incelenmiş, çalışılmış ve imza altına alınmış bir protokoldür.
Bu protokolde çok açık ve seçik bir biçimde; yol genişletme çalışmaları, kenar ve orta refüjler ile yaklaşım sınırlarında peyzaj düzenleme, ağaçlandırma çalışmaları —bakın burası çok önemli— alt geçit ve üst geçit yapıları, duvar, yol aydınlatma ve kamu yararına olan hizmet çalışmalarının ZB, yani Zonguldak Belediyesi tarafından yapılacağı belirtilmiştir.
Bu protokolü imza altına alan dönemin Karayolları yetkilileri ve dönemin Cumhuriyet Halk Partisi belediyesidir. Ancak bu protokole uymayarak, farklı farklı bahaneler sunarak, “param yok” diyerek üst geçidin yapılmasına yanaşılmamıştır.
Tabii bunun farklı maddeleri de vardır. Tekrar diyor ki; dördüncü maddenin üçüncü bendinde: “Tünel, menfez, köprülü kavşak, alt ve üst geçitler, yaya geçitleri, kavşak düzenleme ve bunun gibi çalışmaları yapma ve yaptırma yetkisi Zonguldak Belediyesi’ne ait olacaktır.”
Peki ne oldu? Bu protokol uygulanmadı. “Bizim paramız yok” denildi. Karayolları bu sefer dedi ki: “Evet, biz yapalım üst geçidi.” Üst geçidi yaparken de hem asansör hem yürüyen merdiven uygulamasını gerçekleştirelim, fakat bunların bakımını Zonguldak Belediyesi üstlensin denildi.
Bununla ilgili olarak da Eylül ayında Karayolları’nın Zonguldak Belediyesi’ne bir yazı yazdığını biliyoruz. Hâlâ cevaplanmayan bir yazıdır bu. Değerli hemşerilerim, bu cevap verilmedikten sonra tabii canlarımız da yitmesin diye, bir an önce üst geçidin yapılması işi Karayolları’na Sayın Valimiz tarafından talimatlandırılmıştır. Buradaki asıl hedef, hiçbir kişinin canına ve malına zarar gelmemesidir.
Peki, bu üst geçit yapıldıktan sonra ne oldu? Vatandaşlarımızın haklı olarak tepkileri meydana çıktı. Bu tepkiler ortaya çıkınca Zonguldak Belediyesi ne yaptı arkadaşlar? Hemen hızlı ve acele bir biçimde bir basın açıklaması yaptı. Dediler ki: “Üst geçidi biz yapmadık.”
İşte tam da önemli nokta burasıdır. Yapmadıklarını ikrar etmiş oldular. Yani sorumlu oldukları işi yapmadıklarını kendi ağızlarıyla söylediler. “Biz yapmadık” dediler. Sebebi neydi? Tepki çekmemekti.
Bir taraftan “Ben şehrin eminim” deyip, bir taraftan da şehrin tam göbeğinde yapılan bir işe sadece üçüncü kattaki makam odasından göz ucuyla bakmak şehirciliğin gereği değildir. Orada, bizim toplantımıza; düzenlediğimiz, davet ederek, bizzat kendimin arayarak çağırdığı bir toplantıya hem katılıp hem de “senin burada ne işin var” diyerek toplantıyı terk etmek, şehre yapılmış bir kötülüktür.
Aslında şu anda üst geçidin çıktığı yerde meydana gelen şekil, Zonguldak’ın bir fotoğrafıdır. Bu görüntü, bütün Zonguldak’a örnek olmalıdır. Böyle bir durumda vatandaşın tepki gösterdiği, sıkıntıların olduğu, bazı problemlerin yaşandığı bir sonuç ortaya çıkmışsa herkes şapkasını önüne koyup düşünmelidir: Biz nerede hata yaptık?
Her kim olursa olsun —gerek Zonguldak Belediyesi, gerek Karayolları— nerede hata yapılmışsa ortaya koymalıdır. “25 santimetreymiş” denilen merdivenler düzeltilmelidir. Yönü farklıymış, yeniye mi bakıyormuş; düzeltilmelidir. Karayolları bunu üstlenmiştir. Karayolları bunu, Zonguldak Belediyesi yapmadığı için üstlenmiştir. Canlarımız kaybolmasın diye üstlenmiştir.
Ben Karayolları’na teşekkür ediyorum. Sayın Valimize teşekkür ediyorum. Sayın Valimiz zaten bu konuda bir açıklama yapmış ve eksiklerin giderileceğini, asansörün de şu anda imalat aşamasında olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştır. Bunlar düzenlenecek ve hizmetin devamı açısından herhangi bir kişinin canına veya malına zarar gelmeyecek şekilde düzenlemeler yapılmaya devam edecektir.
Ancak efendim, tepkilerden çekinerek “biz yapmadık” demek sadece ve sadece hem sorumluluktan hem de vatandaşımıza karşı olan sorumluluktan kaçmaktır. Biz bunu onaylamıyoruz.

