Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Derya AKBIYIK
Derya AKBIYIK

BÜFELER ve İHALELERİ/ ÖNEMLİ İDDİALAR!

Zonguldak büfeleri…
Tam 13 büfe.
Ayrıntılı ihale şartnamesi tarafımıza geldi.
Merkez ilçe adına 13 büfe. Metrekareleri var.
Teminat mektupları geçici olarak en düşük 3600 TL, en yüksek ise 19 900 TL.
Toplamda 13 büfenin teminat mektubu ise 120 bin lira civarında.
Bu rakamları herkes verir.
Ve ihaleye de herkes girer. Bizler de gireriz.
13 büfenin geçici teminatı 120 bin lira.
Bunu herkes ödeyebilir, herkes de yakabilir.
Bedavadan para kazanacaklar zaten yakar.
Teminat mektubu nakdi olarak yatırılır.
İçindeki fiyatlar bence çok makul.
Çok yüksek değil. Herkes girebilir.
Şartname önümde okuyorum.
Sabıkalılar giremiyor. İşe giriş var, ihaleye giriş yok.
Büfelerin içindeki isimler Zonguldaklı.
Uzun yıllardır çalışılıyor. Para kazanıyorlar.
Belediye’ye kira ödemesi yapıyorlar.
Bazıları el değiştirmiş. Birinci alanlar gitmiş.
Yeni devir alanlar gelmiş. Aralarında sözleşme yapanlar var.
Kiralar ödeniyor. Tabi ki borç yükü olanlar da varmış.
Şimdi on yılı geçince büfelerin mülk sahipleri isterlerse ihale yapabiliyorlar.
Mecburi değil diye biliyorum.
Zonguldak’ta büfe ihalesi geçtiğimiz gün gerçekleşecekti.
Fakat iptal edildi.
Başkan tatilde.
Başkan izinli.
Başkan vekili o gün büfe odaklı “tansiyonum çıktı” diyerek ihaleye girmedi.
Tansiyon neden çıktığı bilinmiyor.
Büfe ihalesi tansiyonu yerinden oynatabiliyor.
Ne dersek diyelim.
Büfe ihalesi ses getirecek.
Çok kalp kıracak.
Birileri üzülecek.
Aslında şeffaf ihale gibi görünüyor ama işin aslı öyle olmadığı söyleniyor.
Bir kişinin ihaleye gireceği, tam 13 yere ayrı ayrı ihale fiyatı vereceği, rakamı uçuk tutacağı ve ihalenin kendisinden kalmasının sağlanacağı iddia ediliyor.
Sonrası ise işin daha ilginç olduğu söyleniyor. Orada yerleşik olan kiracıların da girmesi sağlanarak
Herkes ihaleye girsin. Biz birinci olalım.
Sizler de ikinci olun.
Bizler ihaleden çekileceğiz.
Teminatımızı yakacağız.
Sizler ikinci sıra olarak gireceksiniz.
Ve burası yine sizin olacak.
Peki neyin karşılığı?
Biz çekilmemiz sonucu yüklü bir meblağ ödemesi karşılık olarak yapılacak deniliyor.
Bunlar söylenti. Önemli iddialar mevcut.
Ama rakamlar çok uçuk.
Kim düşündüyse. Kim akıl ettiyse.
Devletin mülkü ile birileri haksız kazanç sağlayacak.
Bundan kim ve kimler nemalanacak?
Dörtlü bir grup var deniliyor:
İhaleyi alanlar, ihaleyi alanları yönlendiren ve gizli ortaklar.
İddia bu yönde.
Sahillerde yapılan toplantılar sonucu olay şekillenmiş.
Önemli oranda bir vurgun yapılacak. Paralar toplanacak.
Herkes yerine bir şekilde sahip olacak.
Ama milyonlarca bedel ödeyerek.
Çok kazançlı yerler ise verilmeyecek. Elde tutulacak.
Peki bunun sonucu nerede biter?
Mahkemede biteceği kesin. Bu konu adliyelik olur.
Kolluk kuvvetleri bunları bilgi, belge ve delilleri ile topyekûn toplar.
Gereğini yapar.
Ev sahibinin de başı derde gider.
İhaleye fesat karıştırmak ağır suçtur.
İhale üzerinden haksız para kazancı suçu vardır.
Vatandaş şikâyet ediyor.
“Herkes ihaleye girsin” demek durumu kurtarmıyor.
En yüksek fiyatı veren alır demek çözüm değil.
En yüksek fiyatı veren kirayı nasıl ödeyecek onu düşünen var mı?
Uçuk rakamlar sonra anlaşma olunca ve teminat yakılınca ne denecek?
Kimse birilerine kılıf olmasın derim.
Geçmiş dönemin kudretli yerel yönetici başkanı olan Sayın Zeki Çakan’ın yanında yetiştik, diye övünenler.
Sonra duvara toslamayınız.
Unutmayınız.
Bir hatırlatma yapalım.
Zonguldak sahil boyu yeniden inşa edildi.
Oradaki dükkanlar yeniden yapıldı. Hem de sıfır ölçüde.
O gün de yeni bir ihale yapılması gündemdeydi.
Yeni ihale yapılabilir miydi?
Yapılırdı.
Bu yerler çok daha yüksek fiyata kiraya giderdi.
O dönemin yerel yöneticisi söz verdiği gibi tüm dükkanları sahiplerine gecikmelide olsa teslim etti.
Hem de komple yenilenmiş bir durumda ve konumda.
O gün teslim edilmesi adına muhalefetin açıklamaları çok taze duruyor.
O dükkanların sahiplerine verilmesi adına kampanya yaptılar.
Hemen her gün açıklamalar yapıldı.
Verilen sözler tutulsun adına toplu açıklamalar peşisıra yapılmıştı.
O gün muhalefet olan,
Bugün ise yönetimde, iktidar olan yerel yönetim o gün dediğinin tam aksini savunuyor.
Ne adına? Sadece birilerine menfaat adına.
Olmuyor.
Olmuyor.
Bunun sonucu mahkemede biter diyorum.
Bunun sonucu olarak çok üzücü durumlar ortaya çıkar.
Yönetici bile kalmayabilir.
Yol yakınken kararınızdan dönün.
Bu büfeler isteğe bağlı çalıştırılan isimlere verilsin.
Kiralar yeniden tanzim edilsin. Kira artışları günün şartlarına göre sağlansın.
Borcu olanlar varsa alınsın.
Devirler yapılsın.
Birilerinin çıkarına ve menfaatine hizmet etmesin, edilmesin.
Birileri akıl hocalığı yaparken, kendisinde olmayan aklı satarken, bu konuda yakın geçmişte yaşananlar canlı varken, başkalarının kazandığı haklı özgürlüğü tekrar sonlandırmasın.
İnşallah aklı selim galip gelir diyelim ve sonucu bekleyelim.
Şimdilik nokta.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER